Blog'u izle

19 Şubat 2019 Salı

Düşünceler..


Geçen gün bir mma maçı izledim.
Maçta iri kıyım olan diğerini sürekli sıkıştırıyor,tartaklıyor, dövüyordu.
zayıf olan da  sürekli kaçıp ayakta durmaya çalışıyor gibiydi.
Maçın ilerleyen dakikalarında iri kıyım gittikçe baskıyı arttırıp bitirici yumruğunu atmaya çalışırken,
zayıf olan iri kıyımın bir anlık gardını düşürmesini fırsat bilip,suratının ortasına bir tekme attı.
İri kıyım olan  biran sendeledi,ve zayıf olan hemen üstüne çullanıp,belkide son kalan gücüyle  
ilk defa yumruklarını ard arda suratına patlatmaya başladı,
iri kıyım artık ayakta duramayacak bir halde yere yığıldı.
Hemen hakem araya girerek maçı bitirdi.
Herkes  şaşkınlık içersindeydi . Zayıf olan çığlık çığlığa bağırıp zafer naraları atıyordu.
Bu maç bana bir dövüşün ana prensiplerini bir daha hatırlattı;
Neydi iri kıyımın hatası?...
Aslında bir değil birkaç hatası olmuştu.
1.Hata…
Rakibine karşı asla gardını düşürme..
İri kıyım aslında gardını düşürmeden uzun bir süre saldırdı.
Fakat zayıf olan dayak yiyormuş gibi görünüp onun defansında zayıflık oluşturmasını 
sabırla bekledi,
ve sonunda iri kıyım yeniyorum diye saldırırken artık gardını indirmeye başlayınca ,
zayıf olan bitirici tekmeyi atıp rakibini dağıttı
Ve sonrada maçı kazandı....

16 Şubat 2019 Cumartesi

Düşünceler..


Karar vermek insanın olmazsa olmazı bir şeydir.
sizinle düşüncelerimden birini paylaşmak istiyorum;
Bazan ,aslında insan hayatı seçimlerden ibaret diye düşünürüm.
Sabah şu saatte mi kalkayım yoksa bu saatte mi?
Şu kıyafeti mi giyeyim yoksa bu kıyafeti mi?
 Kahvaltıda şunu mu yesem yoksa bunu mu?
Bu gün şu işimi mi halletsem yoksa bu işimi mi?.......
Bu örnekler uzaar da uzar.
İnsan’a bu mantıkla baktığımızda sanki bir sürü problemi çözebilirmişiz gibi geliyor .
Mesela işimizde bir problem çıktı ve Müdürüm bana kızdı.Şimdi önümde iki seçenek var;
Ya müdüre olan kızgınlığımı gün boyu hatta haftalarca düşünerek hayatımı sekteye uğratacağım.
Ya da müdüre olan kızgınlığımı bir kenara bırakıp hayatıma kaldığım yerden devam edeceğim.
Başka bir örnek vereyim;
Diyelim ki istediğimiz bir şey olmadı.!
Ya somurtup oturacağım.Ya da somurtmayı bir kenara bırakıp hayatıma devam edeceğim.
İnanın arkadaşlar bu mantıkla baktığımızda bir çok şey halloluyor.
Son bir örnek vererek bu yazımı bitirmek istiyorum.
Diyelim ki birisi sizinle kavga etmek istiyor ve sizin karşınızda,elleri yumruk olmuş bir şekilde gard almış,
Bir; kavga etmeli misiniz? yoksa etmemeli misiniz?
Diyelim kavgaya karar verdiniz; 
ilk siz mi vurmalısınız? Yoksa onun vurup açık vermesini mi beklemelisiniz?
Hadi o ilk hareketi yaptı,  bir yumruk attı ve açık verdi, 
siz açığı görüp onun kolunu mu kırmalısınız,
yoksa sadece pes ettirecek kadar kıvrandırmalı mısınız?
Bu sorular uzaaar uzaaar gider. taki kavga bitene kadar.
Aslında bütün bu yazılarımın anlatmak istediği;
İnsanoğlu halinden şikayet etmemeli, Ya onu kabullenmeli ya da değiştirmeli.
Çok sevdiğim bir dostumun dediği gibi;
“Her insan kendi tercileri doğrultusunda yaşar…

11 Şubat 2019 Pazartesi

Öğrenmek..


Öğrenmek..
Ben şöyle bir iddia ortaya atmak istiyorum. Ve diyorum ki;
İnsan oğlu hayat boyu öğrenir.
Ve ölene kadar öğrenmeye devam eder.
Evet bu benim nacizane fikrim. Ve doğru olduğuna yürekten inanıyorum.
Bu yaşıma kadar defalarca bu fikrimi destekleyen olaylarla karşılaştım.
Defalarca şahit oldum.
Defalarca bu düşünce aklımdan geçip,yine aynı fikre ulaştım.
Öğrenmek ;
her halde insanın doğasında olan 
ve asla yok edemeyeceği hatta durduramayacağı
Bir özellik olarak hayatımızı hep bir parçası olmuştur.
Bazan bunun bilincinde olup onu isteyerek yaparız,
Bazan da istemeden dahi olsa öğrenimimiz devam eder.
Mecbur olduğumuz öğrenme vardır,örneğin ders çalışmak,ödev yapmak gibi…
Mecbur olmadığımız öğrenme vardır;kimi zaman zevkten,kimi zaman da bilinçsizce
Ama öğrenmemiz her zaman devam eder..
Bunu bir örnekle açıklayacak olursam;
Aikido öğrenmek..
Evet aslında Aikido da yaklaşık 11 temel teknik vardır
Ve bu birkaç sene içersinde tüm varyasyonlarıyla öğrenilir..
Sonra….
Evet ya sonra, Aikido bitti mi ?
Allah’a şükür ki Hayırrrr.
Aikido teknikleri Bitmedi…Bitmiyor….Bitmeyecek..
Biz teknikler üzerinde yoğunlaştıkça.yeni yeni şeyler öğreniriz.
Ve bu da bizim ömrümüzce sürecek bir Aikido Macerası ‘na atılmamız demektir.
Aramızda kalsın ama;
Aikido deryasında yeni yeni şeyler keşfettikçe 
Hala çocuk gibi heyecanlanıp mutlu oluyorum..

8 Şubat 2019 Cuma

Düşünceler..


Bu gün benim öğrencim olmadığı halde 
bir misafir öğrenci geldi dersime.
Kendisi bir o kadar küçük ve bir o kadar da esnek bir delikanlıydı.
Lütfen bana bir teknik öğretirmisin ?”deyince.
Dayanamadım ve en sevdiğim Tekniklerden birini (İkkyo) öğretmeye karar verdim.
Suratıma yumruk at” dedim.
O  yumruğunu savurur savurmaz ben de kolunu çevirip onu kilitledim.
Sonra da tekniğin gücünü biraz hissetmesi için  
baskıyı biraz arttırdım.Sonra da sordum?
Nasıl, canın yanıyormu?”diye.
Gülerek suratıma baktı.”Hayır hiç acımıyor.”dedi.
Oysa tekiniği belkide bin kez yapmıştım.
Ve yanlış yapmadığımdan emindim.
Ben baskıyı daha da arttırıp ,neredeyse dirseğini incitecek kadar bükünce , “acıdı”dedi.
Neyse,tekniği bu sefer ona yaptırıp.bir güzel öğrettim.
Sonra böyle bir tecrübenin ardından  düşünmeye başladım.Vardığım sonuç;
Aynı  teknik;
yeni kişiler karşısında(uke) yeniden oluşturulmak zorunda.
Farklı rakiplere aynı tekniği aynı şekilde yapamazsın.
Her rakip ,yeni bir bulmaca anlamına geliyor..
Bu da sonsuz kişi = sonsuz teknik demek oluyor..
Böyle bir savaş sanatı tercih ettiğim için kendimi kutlayıp,son bir çıkarım yapmak istiyorum.
Aikido;
İnsanın zekasını geliştiren ve mutlu eden bir savaş sanatıdır..

2 Şubat 2019 Cumartesi

Düşünceler..


Bir dövüş sanatınının olmazsa olmazı? Onun işe yarayabilmesidir.
Yani bir dövüş sanatı kavgada işe yaramıyorsa,ona dövüş sanatı denilmez…
Diyelim ki ; İki kişi tartışmaya başladı,
sonra sesler yükselmeye başladı,ve eller kalktı.Belliki kavga edecekler.
Şimdi hangisi kazanır?
Cevap genel olarak şöyledir.”tabiki iyi dövüşen  kazanır.”
Pekii,bu dövüşçünün,  
rakibinin ağzını burnunu dağıttığını, bir güzel dövdüğünü düşünelim.
Gerçekten  kazanmış mı oldu?
Dayak yiyen adam o anda nasıl bir pisikoloji içersindedir.Neler hisseder.Ne düşünür?
Hiç aklınıza geldimi bu sorular?
Ünlü bir adamın şu sözleri hep aklımda dır.
”Kavga etmek  İnsanlığa yapılan en büyük haksızlıktır.”
Acaba yaptığım kavgalardan sonra
kendime sorduğum şu soruyu size de sorsam ne cevap verirsiniz?
Bu kavga bana ne kazandırdı...?
Hayat insanı evriltiyor.Evet ben de evrildim..
Bu soruları uzuun uzun düşündüm .Bir de Aikido mantığını öğrenmeye başladıktan sonra..
Diyebilirimki kavgalarım hiç tat vermemeye başladı.
Çünkü birisiyle tartıştığımda genellikle kavgaya dönüşmeden sorunu çözmeye başladım.
Kavgalarım ın sonucunda artık kan yoktu,morarma yoktu,şiddet yoktu…
Evet belki karşımdakine kendimi anlatamıyorum,yada ben onu anlamamış olabiliyorum.
Ama şiddet yok artık kavgalarımda.
Böyle bir durumun en büyük kazancı nedir diye sorarsanızi..
Hayatım daha huzurlu…