Blog'u izle

27 Aralık 2018 Perşembe

Düşünceler..


Bu gün bir öğrenci bana
Ben bir dövüş sporuna gitsem aikido’ya gitmem.
Neye gidersin dediğimde. kikboks’ a giderim. Dedi.
Niye aikido yu istemiyorsun dediğimde.
Çünkü aikido savunma sporu,
Ben ise direk adama dalacağım ve hemen işini bitireceğim bir saldırı sporu isterim. Dedi.
Şimdi bu sohbetten çıkardığım ilk şey;
iki çeşit dövüş sporu varmış.
Birincisi savunma sporu,
İkincisi de saldırı sporu.
İkinci şey de ; aikido bir savunma sanatı imiş.
Bu konuda bana bir söz hakkı düşüyor. Dedim delikanlıya ,
gerçekten aikido bir savunma sanatı mı?
HAYIR..
Aikido  bir savaş sanatı dır, hem de  Kılıç tekniklerinden esinlenerek oluşturulmuş bir savaş sanatı.
Aikido tekniklerinde elimiz (tekatana) bir kılıç olur.
Ve biz bu kılıçla istediğimiz zaman blok alırız . istediğimiz zaman da rakibi keseriz..
Peki böyle bir bilgi verdiğimde. Siz kılıcı sadece bir savunma aracı olarak mı kullandığımızı düşünürsünüz?
Bu sefer kocaman  bir HAYIRR.
Her aikido tekniğinin temelinde rakibi etkisiz hale getirmek yatar.
Biz aikido cular rakibimizin davranış tarzına göre ister hafif bir acıyla isterse de bir tarafını kırarak  onu etkisiz hale getiririz..
Bunları o öğrenciye anlattığımda gözleri iri iri açıldı sanki bana daha bir farklı bakmaya başladı .
Ben de ona uygun bir zamanda gelirsen sana uygulamalı gösteririm, dediğimde
Yok hocam ben almayayım deyip . gitti…

23 Aralık 2018 Pazar

Seminerler...


Bir seminerin kaybettirdikleri..
Cumartesi bir seminerimiz oldu.Ama bu seminer, diğerlerinden farklı olarak
Eğitim şeklinde olmadı.Yine de biz hakama larımızı giydik ve konser salonu gibi bir yere çıktık
Fakat sadece birkaç grup gösteri şeklinde aikido yaptılar.
Ve biz de sadece orada bulunduk.
Haa bir de fotoğraf çektirdik.
Seminerimizin gösteri kısmı sadece yirmi dakika sürmesine rağmen mazbata alma kısmını da katarsam saatler sürdü.
İster istemez bütün Türkiye’den aikido cular gelmişti. Gene uzuuun zamandır görmediğim hocalarımla tekrar buluşma ve sohbet etme fırsatı yakaladım.
Şimdii gelelim asıl meseleye .
Bu seminer ben de iki şey kaybettirdi.
Birincisi;
İnsanlar birbirlerinden uzun süre ayrı kaldıklarında araya bir soğukluk girer.
İşte benim de arama giren soğukluğu tekrar kaybettik.
Hocalarımla tekrar kaynaştık.Tekrar güzel sohbetler ederek tekrar samimi hisler kazandık.
İkincisi;
İnsan bazen umutsuzluğa kapılır. Bazen yaptıkları ile yapmak istedikleri arasındaki ilişki zayıflar ve bu da insanı umutsuzluğa sürükler.İşte benim de umutsuzluklarım, Dostlar la konuştukça ,sohbet ettikçe
Onlarla gelecek hayalleri kurdukça balon köpüğü gibi gittikçeee kayboldu. 
Püf diye dağıldı. Sanki tekrar yenilendim.
Kıssa dan hisse;
Bu seminer bana bazı şeyleri kaybettirdi.
Çok da güzel oldu…

18 Aralık 2018 Salı

Bir Dövüş Sanatı'nda Son nokta..


Ve son olarak;
Bence bir dövüş sanatı estetik olmalı…
Yani şöyle bir şey duyduğunuzu hayal edin.
’’ Adam karşısındakini şiir gibi dövüyordu!. Öyleki ,heyecandan bakamıyordum kavgaya,
 hatta kavgayı izlerken o kadar duygulandımki.göz yaşlarımı tutamadım..
Şaka şaka.
Tabiki böyle bir şey olmaz, olmasın zaten. Hatta büyük bir ihtimalle ben hemen müdahale ederim…
Neyse konuyu toparlayacak olursam,
Bir dövüş sanatında
güç  ile vücudun, vücut ile tekniklerin, teknikler ile rakibin arasında öyle bir uyum olmalı ki.
Bu dövüş sanatını izlerken sanki bir dans gösterisi,
yada bir koreografi izliyormuşuz izlenimine kapılmalıyız.
Hele bir de bu dövüş sanatını uygulayan bir usta ise, işte bu bir kavga olmaz bu bir sanat olur..
Bir dövüş sanatı estetikten yoksunsa bu benim gözümde kötü bir dövüş sanatı olur..

13 Aralık 2018 Perşembe

Düşünceler..


Bu gün yeni bir hocayla tanıştım.Kendisi  beden eğitimi öğretmeni olmasına rağmen
Aslında Milli bir Boksörmüş.
Çok şaşırdım.   
Ve kendisiyle sohbet etmeye başladım.
Açıkçası Boks benim çok tasvip etmediğim bir spordur.

İnsanların özellikle birbirlerinin Kafalarına vurması , 
hatta mümkünse rakibini bayıltarak onu etkisiz hale getirmesi.Beni  oldum olası rahatsız eder.
Aslında Boksör hocam la sohbet etmemdeki amaç , Boks hakkında birinci elden bilgi alabilmek.Ve bu dövüş sporunu daha iyi inceleyebilmekti… ama ne yalan söyleyeyim içten içe de Boks hakkındaki düşüncelerim için bir dayanak bulabilmeyi ve haklı olduğumu ispat etmeyi düşünüyordum.
 Neyse Boksör hocam beni daha ilk cümlesinde şaşkınlık içinde bıraktı.
Bana ;
Hocam , Aslında Boks bir beyin jimnastıiği işidir. Dedi…
Nasıl yani? Anlamadım dedim.!..
Hocam aslında biz bir rakiple boks yaparken tamamıyla beynimizi kullanırız.
Diyelim ki ben bir rakiple ring te müsabaka yapıyorum. Bir kere daha ilk raund da başlarım
Kafamı kullanmaya, acaba sağlak mı solakmı , hangi yumrukları daha iyi kullanıyor, neresi zayıf, açık veriyormu,vesaire vesaire.. maç boyunca bu beyin jimnastiği sürer gider..
Yani hocam diyorsunuz ki bir boks müsabakası göründüğü gibi sadece iki rakibin birbirlerine vurması değildir…
Müsabakayı  ellerini iyi kullanan değil beynini iyi kullanan kazanır…
Neyse sohbetimiz  uzun bir süre daha  devam etti. Her öğrendiğim şeyde Boks ‘a olan saygım daha da arttı.
Sohbetimizin ve izlenimlerimin devamını başka bir yazımda yazmayı düşünüyorum.
Bitirici cümlemi de kurayım;
 Şimdi bana boks öğrenmek istermisin deseler. Gene aynı cevabı veririm.
Hayır..
Ama artık boksörlere saygım
Artık daha bir fazla…

10 Aralık 2018 Pazartesi

Bir Dövüş Sanatı nın Olmazsa Olmazları 5.


Bir dövüş sanatı güçsüz ,yada zayıf durumdayken bile işe yarar olacak.
Şimdi bunu açıklayayım;
Diyelim ki kavga ediyorsunuz, o sırada rakibin müthiş bir atağı oldu , 
elinde bir sopa vardı ve size sopa ile vurdu.kolunuzla blok aldınız, ve kolunuz kullanılamaz hale geldi.
Şimdi çok zor bir durumla karşı karşıyasınız,  
acıyan kolunuzu mu düşüneceksiniz, yoksa savunmayı mı ? 
Büyük bir ihtimalle de ,rakip hemen başka bir darbe indirme niyetinde.
Eğer kiii dövüş teknikleriniz .Bu zor durumdan sizi çıkaramıyorsa,
ve tek elle dahi olsa karşı bir atak yapabilecek bir sistemi yoksa, eyvahhh ki ne eyvah…
Ben bir dövüş sanatında;
 ister tek elle, isterse elsiz, bir şekilde yine de bir savunma ve saldırı stratejisi olmasını isterim.

7 Aralık 2018 Cuma

Düşünceler...


Bu gün yeni bir öğrencim oldu.
Kendisi hemen derse girmek istediğini söyledi.Ben de onu derse aldım.
Biraz çekingen davranıyordu,arkadaşın varmı burada ? diye sorunca,
hiç kimseyi tanımadığını söyledi.
Bu durumlar da ben genellikle teknikleri bizzat kendim öğretme yoluna giderim. 
Bir kaç hafta böyle gider.Ve o da diğer çocuklar la arkadaş olmaya başlar.
Neyse bir teknik gösterdim kendisine,bu teknik esnek olmayan insanlar da acaip derece de acı veren
Bir özelliğe sahiptir. 
Bu tekniği kendisine yaptığımda hiç canının yanmadığını söyledi.
Baktım ki Kendisi inanılmaz derecede esnek bir yapıya sahip.
Ben de  bu tekniği daha fazla uzatarak yapmak zorunda kaldım.
Sonra tekniği zorladığımda, şimdi canının yandığını söyledi, ve ben de işte böyle yapacaksın diyerek
Tekniği benim üzerimde yapmasını istedim.
 Sonuç olarak  zor da olsa tekniği öğrendi.
Şimdi ben bunu niçin anlattım?
Evet ,acabaaa  esneklik bir dövüş sanatını ne kadar etkiler.
Yada bir dövüş sanatı ustası esnek mi olmak zorundadır.?
Ben kendi fikrimi söyleyecek olursam!..
Bence çok esneklik tekniklerin olumsuz yönde değişmesini sağlıyor. Yani çok esnek birisi
Teknikleri biraz farklı yapmak zorunda  kalıyor. Bu da performansını etkiliyor.
Sonuç......
Ben bir dövüş sanatında  esnekliğin çok önemli olmamasını dilerim.

5 Aralık 2018 Çarşamba

Bir Dövüş Sanatının Olmazsa Olmazları 4.


Bir dövüş sanatı’nda uyum olacak..
Bunu açıklayacak olursam, 
bence bir dövüş sanatının teknileri birbirine uyumlu olmalıdır.
Hatta rakibin teknilerine  de uyumlu olmalıdır.
Nasılmı ? açıklayayım; 
şimdi rakibim bir teknikle bana saldırıda bulundu ve ben onun tekniğine Uyum sağlayacak bir pozisyona geçebilmeliyim, 
ve sonra onun tekniğine uyan kendi tekniğimle cevap verebilmeliyim.
Hatta kendi tekniğime uygun  başka tekniklerime de geçip birden fazla teknik uygulayabilmeliyim.
Kıssa dan hisse..
Ben bir dövüş sanatı’nın bütün tekniklerinin birbiriyle uyumlu olmasını isterim.

3 Aralık 2018 Pazartesi

Bir Dövüş Sanatı ' nın Olmazsa Olmazları 3.


3.Bir dövüş sanatı ‘ nın şiddeti ayarlanabilir olacak..
Ne demek şimdi bu ?
Demek istediğim teknikler öyle bir şekilde  olmalı ki , 
bu tekniklerle , rakibi istediğim zaman yıkıp yok edebilmeliyim.
İstediğim zaman da sadece onu caydıracak kadar canını acıta bilmeliyim.
Mesela rakibim bana bir yumruk attı 

Diyelim ki ben o yumruğu bloke etim, ve  karşı atağa geçtim. 
Rakibim tekrar toparlanmaya çalışıp ikinci bir atağa geç meye çalışıyor.
Ama sıra bende ve ben  tekniğimle istersem 
o nu bayılta bileceğimi,yada onun canını acıtıp bu kavganın manasızlığını fark ettirebileceğimi bilmeliyim.
Kıssa’dan hisse;
Ben bir dövüş sanatı ' nda tekniklerin  şiddetlerinin ayarlanabilir olmasını isterim…

30 Kasım 2018 Cuma

Bir dövüş sanatının olmazsa olmazları 2.


2. Bir dövüş sanatı ‘nın teknikleri  rakibe en az açık verecek şekilde olmalıdır.
Şimdi bunu açıklayacağım;
Diyelim karşındaki rakibine bir teknik uyguladın. 
Ve o da bir şekilde atağını karşılayıp sana karşılık verdi. 
İştee şimdi zurnanın zırt dediği yer. 
Çünkü sen bir atak yaptığında vücudun hareket etti, kolların hareket etti, pozisyonun  değişti. 
Sen tekrar savunmaya geçene kadar açık verdin…
İşte rakip için bulunmaz bir fırsat..
Rakibin senin işini bitirebilir, rakibin senin dengeni daha da bozabilir. 
Ya daaa en azından avantajlı bir duruma düşebilir..
İşte eğer bir dövüş sanatı ' nın içersinde tekniklerin vücudun formuna göre olmazsa bütün denge bozabilir.
son söz..
Ben bir dövüş sanatı’ nın  teknikleri ’nin rakibe en az açık verecek şekilde dizayn edilmiş olmasını isterim.

28 Kasım 2018 Çarşamba

Bir dövüş sanatının olmazsa olmazları 1.


Dünyanın en iyi dövüş sanatı nasıl olmalıdır?
Aslında bir dövüş sanatını derinlemesine incelediğimizde 
gerçekten mantıksal sonuçlara ulaşabileceğimizi 
ve o dövüş sanatı hakkında fikir edinebileceğimizi düşünüyorum.
Şimdi ben bir savaş sanatı gönüllüsü olarak bunları madde madde inceleyeceğim;
(Not: lütfen yanlış anlamayın ben sadece kendi yorumumu yazıyorum.Yani bunlar
Kesin doğrulardır demiyorum)
1.Bir dövüş sanatı mutlaka denge üzerine kurulmalıdır…
Ne demek şimdi bu;
Bir dövüş sanatı uygularken mutlaka ayakların yere sağlam basmalı. 
Teknikleri yaparken Mutlaka dengeni korumalısın. 
Yani teknikler mutlaka  bu denge mantığıyla uyum içer sinde olmalıdır. 
Eğer yaptığın bir teknik senin dengeni bozuyorsa ,ve bir sonraki tekniğe dengesiz bir şekilde giriyorsan o zaman bu çok tehlikeli bir durum oluşturur.
Düşünsenize rakibe bir teknik yaptınız,ama işe yaramadı ve sizin de dengeniz bozuldu.
Eeee , şimdi ne yapacaksınız ,bozuk dengeyle nasıl saldıracaksınız.Ya da nasıl bir savunmanız olacak…  
Ben bir dövüş sanatında mutlaka 
Tekniklerle dengenin en uyumlu bir şekilde çalışmasını isterim.

26 Kasım 2018 Pazartesi


Bir Seminerin Kazandırdıkları!..
Cumartesi günü Bir seminerimiz oldu.
Biz aikido’cuların seminerleri , eğitim şeklindedir. Yani  bizim seminerlerimiz dojo dediğimiz ,yumuşak  zemini olan bir spor salonunda  uygulamalı olarak yapılır.
Genellikle üst seviye bir aikido hocası gelir ve dojo da bize aikido teknikleri gösterir. Ve bizde o teknikleri uygulamalı olarak yapmaya çalışırız.
Aslında bu seminerleri oldum olası sevmişimdir. 
Çünkü  bu federasyonun seminerlerine Türkiye’nin her yerinden katılımcılar gelir.
Ben de normalde göremediğim arkadaşlarımla orada buluşup birkaç saat de olsa hasret giderir , hatta sonrasında bir de yemekle sohbetimizi taçlandırır ız.
Şimdi asıl konuya gelecek olursam!..
Bir şey öğrenmek, insanı nasıl değiştirir. Bu seminerin en önemli  sorusu bu bence.
Şimdi şöyle düşünelim . 
Diyelim ki Dünyanın en önemli tekniğini öğreniyorsun. Ve bunu neredeyse kimse bilmiyor.  Ne yaparsın ?
a)      Bu tekniği hiç kimseyle paylaşmazsın. Ve sadece kendine saklarsın.
b)      Bu tekniği bildiğin için egon tavan yapar, ve de kendini herkes den üstün görürsün
c)       Ego ‘nu bir kenara bırakarak bu tekniği herkes’ e öğretirsin. Ve olgunlaşırsın…
Siz hangi şıkkı seçerdiniz?
Bir seminer , Dünyaya bu kadar mı benzer?
Son söz ;
BİLGİNİ PAYLAŞ,VE  BİLMEYENİ SAKIN KÜÇÜMSEME….

23 Kasım 2018 Cuma

Sizce Dünyanın En İyi Dövüş Sanatı Hangisidir?


İşim gereği bu soruyla hayatım boyunca  o kadar karşılaştım ki. 
Bir süre sonra  cevaplarımı hep aynı vermeye başladım.
Ama yine de her ‘’ Sensei !. sizce dünyanın en iyi dövüş sanatı nedir?’’ diye bir öğrencim sorduğunda,
Birkaç saniye düşünürüm .Acaba gerçekten verdiğim cevap doğrumu diye ,Sonra   gene cevabım aynı olur.?!..
Ben kim miyim ?
Hemen tanıtayım efendim kendimi. 
Bendeniz yaklaşık 15 yıldır AİKİDO eğitimi alan ve AİKİDO eğitimi veren,hatta hayatını AİKİDO eğitmenliği yaparak kazanan bir AİKİDO GÖNÜLLÜSÜYÜM.
Sevgili arkadaşlarım,Şunu bilmenizi istiyorum ki.
Bu Bloğu açmamdaki en önemli amaç.
Gerçekten de Dünyanın En İyi Dövüş Sanatı hangisidir? Sorusuna hep birlikte cevap verebilmek….
Bunu nasıl mı yapacağız?.
Bazen ,Bir tecrübemizi paylaşacağız. Yada bir anımızı,  Bir kavgamızı, yada bir bilgimizi..
Sonra da bu konu hakkında konuşacağız. Kritikler yapacağız.
Bazan da bir Dövüş sanatını ele alacağız. O dövüş sanatı hakkında bilgilerimizi paylaşacağız.
Sonra da bütün her şeyi toparlayıp bir derecelendirme yapacağız..
Sonra ne mi olacak. Bu bilgilerimizi biriktirip, sıralayıp…..
Veee Dünyanın En İyi Dövüş Sanatı’nı bulacağız..
------------------------------------------------------------------------